Haşimato Hastalığı

Haşimato Hastalığı

Haşimato hastalığı, özellikle son 5 yılda adından çok bahsedilen bir tiroid hastalığı haline gelmiş ve en sık görülen tiroit hastalığı olmuştur. Japon cerrah Hakaru Hashimoto tarafından 1912 yılında Berlin’de ilk kez tanımlanmıştır. O dönemde tiroid bezinin sertleşmesi ve fonksiyonel özelliklerinin kaybolduğunun belirtildiği bir hastalık olarak tanımlanmıştır.

Sonraki yıllarda vücudun bağışıklık sisteminin kendi kendine savaş açması sonucu olarak geliştiği ortaya çıkarılmıştır. Vücutta tiroid bezine karşı gelişen antikorların artarak tiroid bezini vücuda zararlı bir virüs gibi görerek onu yok etmeye çalışmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle “Otoimmün Hastalık yada Otoimmün Tiroidit” olarak tanımlanmaktadır.

Antikorlar, bağışıklık sistemi tarafından vücudu yabancı kimyasal maddelere, bakteri ya da virüslere karşı korunması için üretilen protein yapısındaki maddelerdir. Bunların sonucunda tiroid bezi hasarlanarak genellikle yavaş yavaş yetmezliğe girer ve sonunda hipotiroidi denen tiroid bezinin iyi çalışamama durumu oluşur.

Aslında Haşimato Tiroiditi’nde sadece hipotiroidizm durumu görülmez. Eğer antikor salgısı fazla olup tiroid bezi kısa sürede büyük hasar alırsa zarar gören hücrelerden kana aşırı miktarda karışan tiroid hormonları (T4 ve T3) hipertiroidiye (tiroid bezinin fazla miktarda hormon salgılaması durumu) neden olabilir. Veya bu saldırı çok yavaş olduğunda kanda tiroid hormon düzeylerinde bir değişiklik olmayacaktır ve tiroid fonksiyonlar bu durumda normal olarak değerlendirilecektir.

Ailesel Özellik Gösterir

Haşimato tiroiditi görülen vakaların çoğunluğu kadın olup, hastaların anne, kardeş, çocuk, hala ve teyzeleri bu hastalık yönünden araştırılmalıdır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat fazla görüldüğü tanımlamıştır. Hastaların % 95’i kadın olup toplumun % 2’sinde görülmektedir. Yaşları 18-50 arasında olan kadınlarda görülme sıklığı % 10’lara kadar ulaşmaktadır. Bu nedenle toplumda anne-kız hastalığı olarak da tanımlanır. Genetik geçiş gösterir. Hastalığın ortaya çıkışını çevresel faktörler de tetiklemektedir.

Hastalığın Oluşma Şekli:

Haşimato tiroiditinde otoantikorlar, tiroid hücreleri içinde bulunan tiroidperoksidaz (TPO) ve tiroglobuline (TG) karşı oluşurlar. Vücut, tiroid bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-TG antikoru üretir. Bu antikorlar hastalığın tanımlanmasından çok sonra 1980’li yıllarda tanımlanmıştır.

Bu antikorlar tiroid bezine bağlanarak tiroid hücrelerinde hasara neden olurlar. Bunu takiben tiroid bezinde lenfositler başta olmak üzere birçok iltihap hücresi birikir.

Tiroid hücreleri hasarlanarak azaldıkça bez özelliğini ve hacmini kaybederek hormon yapacak hücre sayısı çok azalır ve sonunda tiroid hormon yetersizliği ortaya çıkar. Bez aslında başlangıçta her zaman küçülmez. Bu sırada kanda bulunan bazı hücreler tiroid bezi içine girerek bir kısım tiroid folikül (tiroid hormonu ile dolu kesecikler) hücrelerinin fonksiyonunu engeller. Bunu telafi etmek için bir kısım tiroid hücreleri de çoğalır.

Sonuçta tiroid bezi şişer ve bazı folliküller parçalanır. Yani guatra benzer bir tablo olur. Parçalanmış foliküllerin tamiri sonucu yerlerine nedbe (fibroz) dokusu oluşur. Bir müddet sonra, bazı yerlerde nedbe dokusu ve bazı yerlerde hücre çoğalması ile tiroid bezi düzensiz hale gelir. Zamanla nedbe dokusu artar, bezin volümü azalarak tiroid glandı küçülür (tiroid atrofisi).

Hastalığın Görülme Sıklığını Arttıran Çevresel Faktörler

En başta aşırı iyot tüketimi gelir. Türkiye’de 1998-1999 yılında rafine tuzlar iyotlandığından beri aşırı tuz tüketimi ile bu hastalığın sıklığında da bir artış olmuştur. Genetik olarak yatkın bireylerde aşırı iyot alımı doğrudan tiroid hormon sentezini engelleyebilir ve bağışıklık sistemini tetikleyerek tiroglobin molekülünün anti-TG ve anti-TPO antikorlarına daha duyarlı hale gelmesine neden olur. Bu nedenle gelişen hasar şiddeti artar ve tiroid bezinin tahribatı hızlanır.

Diğer çevresel faktörler stres, gebelik, enfeksiyonlar, sigara içimi, hepatit C enfeksiyonu ve selenyum eksikliğidir. Selenyum özellikle tiroid hücrelerinin zarında otoantikorların bağlanarak hasarı başlattığı bölgeyi koruyabilmektedir (tam olarak aydınlatılamamasına rağmen). Bu nedenle özellikle tiroid hormonları normal olan Haşimato hastalarında belli aralıklarla selenyum alınması ve iyot kısıtlaması önerilebilmektedir. (HORMONES 2013, 12(1):12-18).

Şikayetler

Hastaların çoğunda belirgin bir yakınma yoktur. Hipotiroidi varsa halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kilo artışı, kilo verememe, üşüme, çabuk yorulma, cilt kuruluğu, bağırsak hareketlerinde yavaşlama, kabızlık, unutkanlık ve depresif duygu durumu gibi belirtiler görülür. Hipotiroidisi olan kadınlarda adet kanamaları miktar olarak daha fazla ve daha uzun süreli olabilir; adet dönemleri de normalden daha kısa sürede gerçekleşebilir. Tedavi edilmeyen hipotirodili bir kadının hamile kaldığı takdirde; gebeliğini devam ettiremeyebilir, tiroid hormonu replasman (yerine koyma) tedavisi ile hastalık şifa bulur.

Yaş ilerledikçe Hashimotolu hastalarda hipotiroidi (tiroid bezi yetersizliği) sıklığı artar. Bu hastalarda lastik sertliğinde bir guatr vardır. Çok nadiren tiroid bezi sert olabilir. tiroid bezinde ağrı veya hassasiyet yoktur. Çoğunlukla tiroid sessiz büyür ve şikayet yoktur. Hekime genellikle guatr sebebiyle veya tiroid hormon azlığının sebep olduğu halsizlik, bitkinlik, solukluk, göz kapaklarında, el ve yüzde, ayaklarda şişme, ses kalınlaşması gibi şikayetlerle başvururlar. Çocuklarda Hashimoto hastalığı olursa büyüme gecikmesi, kemik yaşında gecikme ve yüksek kolesterol seviyeleri bulunur.

Hipertiroidi durumunda ise kilo kaybı, ishal, terleme, çarpıntı, enerji azlığı gibi yakınmalar ön plandadır. tiroid testleri normalse hastada hiçbir yakınma olmayabilir. Yada cilt değişiklikleri ve saç dökülmesi görülebilir. Bayanlarda adet bozuklukları da olabilir. Bu durumda gebe kalmada zorluklar olabilir. Bu yüzden hashimoto hastası olan genç kadınlarda TSH değerinin 2.5 micIU/mL altında olması hedeflenir.

Tanı Nasıl Konur?

T3, T4 (özellikle serbest T3, serbest T4), TSH, anti-TPO ve anti-TG testleri ile koyulur. Tiroit ultrasonu tanıda çok yardımcıdır. Ultrason ile bezdeki hasar derecesine değişik görüntüler görülebilir. En sık görülen bezdeki yamalı eski bir kumaşa benzeyen görünümdür. Nedbe dokusunun sıklığına ve dağılımına göre yamalı görünüm değişkenlik gösterir.

Hashimoto tiroiditi varsa ailenin diğer üyelerinde de tiroit tetkikleri yapılmalıdır. Hashimoto tiroiditi tespit edilen kadınların anneleri, kızları, kız kardeşleri, hala ve teyzeleri bu hastalık yönünden araştırılmalıdır. Önce TSH testi yapılmalıdır. Normalin üzerinde ise endokrinoloji uzmanına müracaat edilmelidir. 

Hastalarda Bulunabilen Diğer Rahatsızlıklar

1. Graves hastalığı yüzde 50 vakada
2. Tip 1 şeker hastalığı
3. Addison hastalığı (böbreküstü bezi, kortizol yetersizliği)
4. Testis ve yumurtalık iltihabı sonucu hipogonadizm
5. Paratiroid hormon azlığı, (hipoparatiroidi, kalsiyum düşüklüğü ve kasılmalarla seyreder)
6. Hipofiz bezi iltihabı
7. B12 vitamin eksikliğine bağlı kansızlık (Pernisiyöz Anemi )
8. Vitiligo (ciltte beyaz alanlar olması)
9. Romatoit Artrit (eklem iltihabı)
10. Trombositopeni (kanın pıhtılaşmasını sağlayan kan hücrelerinin azlığı )
11. Myastenia gravis (kaslarda ağrı ve güçsüzlük yapan kas hastalığı)

Haşimato tiroiditi yalnız başına bulunabildiği gibi, Basedow-Graves hastalığı, tiroid nodülü, multinodüler guatr ve tiroid kanserleri ile birlikte bulunabilir. Hashimoto zemininde her türlü tiroid hastalığı gelişebilmektedir.

Tedavi ve Takip

Her hastanın özelliğine göre farklılık göstermektedir. Hipotiroidizm varsa tiroid hormonları başlanır. Hipertiroidizm varsa anti-tiroid ilaçlar verilir. tiroid hormonları normalse ilaç başlanmayabilir. Ancak genç kadınlarda ve gebelerde TSH değerinin kabaca 2.5 micIu/mL altında olması istendiğinde tiroid hormonu daha çabuk başlanabilir. Gebe olmayanlarda selenyum rahatlıkla kullanılabilir. İyot alımı gebeler hariç kısıtlanmalıdır. tiroid hormonu alanlarda ideal doz alımını sağlamak için 6 ayda bir takip yapılmalıdır. Hipertiroidide takip süresi kısalır. Eğer zeminde tiroid nodülü varsa ultrason ile takip nodülün özelliğine göre belli aralıklarla yapılır.

whatsapp

Doç. Dr. Ahmet Nuray Turhan

Doç. Dr. Sinan Çağlayan

© 2016 Doç. Dr. Ahmet Nuray Turhan & Doç. Dr. Sinan Çağlayan. Tüm hakları saklıdır. Web sitesi tasarımında kullanılan tüm görseller lisanslıdır. İzinsiz başka yerlerde kullanılamaz.Web sitesinde kullanılan tüm metinsel içerikler Doç. Dr. Ahmet Nuray Turhan & Doç. Dr. Sinan Çağlayan'a aittir ve izinsiz veya kaynak göstermeden başka yerlerde kullanılamaz. ÖNEMLİ: Bu web sitesindeki içerikler tamamiyle bilgilendirme amaçlıdır. Gerçek doktor kontrolünün ve muayenesinin yerini tutamaz. Bu sitedeki bilgilerin hekim kontrolü olmaksızın uygulanması durumunda oluşabilecek her tür şikayet ve durumdan Doç. Dr. Ahmet Nuray Turhan & Doç. Dr. Sinan Çağlayan sorumlu tutulamaz. En doğru teşhis için lütfen doktorunuza başvurunuz. Web Sitesi Tasarım & SEO & Prodüksiyon: Siimple